Nur Dünyası islami  eş bulma sitesi
Karabaglar gazetesi
 

Karabağlar ilçesi gazetesi Haber Gündem Kültür Sanat Eğitim bilgilendirme hizmetleri İletişim için erol.o@live.ru 00 90 5436740153
Tarih: 21/05/12 01/05  
Ana Sayfa Karabağlar gazetesi  sanal  dukkanları Karabağlar gazetesi  reklam fiyat  listesi Karabağlar gazetesi temsilcileri karabağlar gazetesi  iletişim sayfası

Untitled Document
English
karabagkar gazetesi ana  sayfa
Gündem karabaglar türkiye dünya
Politika karabaglar
Dünyadan haberler ve gelişmeler
Spor haberleri ve  spor gündemi 1.  lih fisgür
kultur sanat medya sinama tiyatro
Karabaglar yerel  haber  ve  gündem
aile  saglik
egitim ögretim
bayanlara  özel
rüya tabirleri  dini rüya tabirleri islamda rüya tabiri
yardim yardimlasmak yardim  etmek
Kütüphane
internet  bilgisayar web tasarımı
teknoloji bili icat buluş
Untitled Document
 
Kullanıcı adı
Parola
yeni üye
Rüya Tabirleri
 
 
 
Untitled Document
Rüya  tabirleri rüya  yorumları
a b c c d e f g gg h ii ii j k l m n o oo p r s ss t u uu v y z
IZMIR
TCMB Döviz Kuru
USD Alış1.8236
Satış1.8324
EURO Alış2.3158
Satış2.327
YTL
YTL
YTL
YTL
kültür
sanat
fikir göriş
dil
edebiyat
siir
sosyoloji
ictimai
zooloji hayvanlar  alemi
felsefe
Astronomi
tarih
Untitled Document

Rüyada

> Hz Adem a.h. <

Görmek

Hz. Adem rüyada Hz adem görmek yorumu

İlk insan ve ilk peygamber Hazret-i Adem'i kendi suretinde görmek, ilme ve fazilete delâlet eder.

Rüyada Hazret-i Adem'e arkadaş olduğunu görmek, yüksek makamlara işarettir. Bu rüyayı gören zat eğer âlimse, bütün insanlar onun ilminden faydalanır.

Yine Hazret-i Adem'i görmek, hacca gitmeye, dost ve ahbaplarıyla bir araya gelmeye, bazen da neslinin çoğalmasına delâlet eder.

Nablûsî demiştir ki: - Rüyada Adem (a.s.)'i kestiğini görmek, sultana hıyanet, ana babaya ve öğretmene asi olmakla tabir olunur.

Bazı tabirciler de şöyle demişlerdir: Rüyada Hazret-i Adem'i gören düşmanlarının sözüne aldanarak mağdur olur. Bir müddet sonra tekrar rahata kavuşur. Rüyada Hazret-i Adem'in rengini kaçık olarak görmek, bir yerden bir yere hicret ile tabir olunur. Kendisinin Adem olduğunu veya Adem'e arkadaşlık ettiğini görmek, eğer ehilse melik olur.. Bazı kere de Hazret-i Adem'i görmek, rüya tabircisi olmaya delâlet eder. Yine Hazret-i Adem'i görmek, kalın elbiseye ve ağlamaya, uzak bir yere yolculuğa delâlet eder. Çünkü Adem Nebi, Cennetten çıkarılıp dünyaya gönderilmişti ve ozaman çok ağlamıştı.. Hazret-i Adem'i çok iyi bir halde görmek, büyük hayra ve çok nimete işarettir.. Yine Hazret-i Adem'i görmek, günaha, günahtan sonra tövbeye delâlet eder. Çünkü ilk hata işleyen Adem'di ve ilk tövbe eden de yine Adem'dir..

----->> <<-----

Hz. Adem hakkında daha fazla bilgi edinin
Türkce eşanlamlar :

Adem a.h. ilk insan, ilk peygamber, İnsanda bulunması gereken olumlu özelliklere sahip olan kimse, Cennetten dünyaya gönderilen pergamber,

İngilizce karşiliği : first human

Âdem Aleyhisselâm'ın Yaratılışı:    
Yüce ALLAH; Âdem Aleyhisselâmı yaratmak istediği zaman[1], yere: "Ben, sen den bir halk yaratacağım ki, onlardan, bana itaat edenler de olacak, onlardan, bana isyan edenler de olacaktır.

Onlardan, bana itaat eden kimseyi, Cennet'e koyacağım.

Bana isyan eden kimseyi ise, Cehennem'e sokacağım!" diye Vahy etti. Sonra da, Cebrail Aleyhisselâmı, yerden, bir avuç toprak, çamur getirmesi için, gönderdi.

Yer, Cebrail Aleyhisselâma:

"Ben, senin, benden bir şey eksiltmenden, beni, yaramaz hale getirmenden, ALLAH'a sığınırım!

Ben, senin, beni eksiltmeni, istemiyorum!

Çünki, ALLAH, benden bir halk yaratacak, bu halk ta, ALLAH'a âsi olacak.

ALLAH, onlardan dolayı, beni, bir ceza ile cezalandırır!" dedi.

Bunun üzerine, Cebrail Aleyhisselâm, ondan, bir şey almaksızın geri döndü.

"Yâ Rabb! Yer, sana sığınınca, onu, sığındırdım.

Onun üzerinde durmayı, kendisini zorlamayı uygun görmedim." dedi.

Yüce ALLAH, bundan sonra, Mikâil Aleyhisselâmı gönderdi.

Yer, Ona da, Cebrail Aleyhisselâma söylediği gibi söyledi.
Onun yapacağı şeyden dolayı da, ALLAH'a sığındı.

Mikâil Aleyhisselâm da, onu, sığındırdı.

Yer, böyle, kendisinden bir şey alınmasından. ALLAH'a sığınınca, Mikâil Aley hisselâm. ondan bir şey almaksızın dönüp Yüce ALLAH'a, Cebrail Aleyhisselâ-mın söylediği gibi söyledi. Bunun üzerine. Yüce Allan, yere, Ölüm Meleğini gönderdi.

Yer. yine. kendisinden alacağı şeyden dolayı, ALLAH'a sığınınca, ölüm me leği: "Ben de. ALLAH'ın emrini, yerine getirmemiş olarak dönmemden ALLAH'a sı ğınırım!" dedi.

Yer yüzünden alacağını aldı ve tek yerden almadı. Kırmızı, beyaz ve siyah topraktan aldı. ve karıştırdı. Böyle, yer yüzünden alınan topraktan yaratılmış olduğu için, Âdem Aleyhisse lâma "Âdem" ismi verilmiştir

Yüce ALLAH, Âdem Aleyhisselâmı, yaratmağa başladığı zaman, Melekler: "ALLAH, Yüce Rabb'ımız, varsın, istediğini yaratırsın.

ALLAH, bizden daha bilgili ve kendisi katında bizden daha şerefli bir halk ya ratmaz!

Biz muhakkak, o yaratılacak olandan daha bilgili ve ondan, daha şerefliyizdir!" diyerek, aralarında gizlice konuştular. 

Yüce ALLAH; Âdem Aleyhisselâmın bedenini Cennet'te yaratarak onu, dilediği kadar, kendi halinde bıraktığı sırada, İblis, onun çevresinde dolaşmağa başlayıp çinin boş ve kendisine mâlik olamayacak bir biçimde yaratılmış olduğunu gördü ve anladı da "Ben, bunu kolayca yenebilir, ona, üstün gelebilirim!" dedi.

Melekler, Âdem Aleyhisselâmın, Cennette yerde duran ruhsuz cesedini gör dükleri zaman korktular.

Onların arasında en çok korkan da, İblis (Şeytan) idi.

iblis, cesedin yanından geçtikçe "Sen, muhakkak, büyük bir iş için yaratılmış-sındır!" derdi.'Ayağıyla, ona vurur ve vurdukça da, cesed, testi gibi ses çı­karırdı.

"Her halde, sen, böyle testi gibi seslenmek için değilsin! Muhakkak yaratıldı ğın şey içinsin! Eğer ben senin üzerine musallat kılınacak, sataştırılacak olur­sam, muhakkak seni, helak edeceğim!

Eğer, sen, benim üzerime musallat kılınacak olursan, sana isyan edeceğim!"

derdi.

İblis, Meleklere de; "Bu, size üstün tutulacak olursa, siz ne yaparsınız?" diye sordu.

Melekler "Biz, Rabb'ımıza itaat ederiz!" dediler.

İblis ise, içinden "VALLAHi, bu, bana üstün tutulacak olursa, ona, isyan edece ğim!" dedi.

Yüce ALLAH, Âdem Aleyhisselâma, Ruh üfürdüğü zaman, Ruh, Onun cesedi nin baş tarafından girdi ve cesedin her yerinde eseri ve kan, meydana geldi.

Âdem Aleyhisselâm, aksırınca, Melekler, Âdem Aleyhisselâma: "Elhamdü lil-iâh (Hamd olsun ALLAH'a!) de" dediler.

Adem Aleyhisselâm da "Elhamdü lillâh!" dedi.

Başka rivayete göre: Âdem Aleyhisselâm, aksırınca, hamd etmesini, Ona, Yü ce ALLAH ilham etti.

Âdem Aleyhisselâm da, Rabb'ına hamd etti."Elhamdü lillâhi Rabb'il'âle-•nîn = Rabb'ül'âlemîn olan ALLAH'a hamd olsun" dedi.

Yüce ALLAH da "Rabb'ın, sana rahmet etsin!" buyurdu.

Yüce ALLAH;

"Ey Âdem! Ben, kim'im?" diye sordu.

Âdem Aleyhisselâm:

"Sen, senden başka ilâh bulunmayan Allansın!" dedi.

Yüce ALLAH:

"Doğruyu söyledin!" buyurdu.

 

Hz Adem hakkında daha geniş bilgi edinin


Kur'an'da, Hz. Âdem'in yaratılışı ile alakalı ayetler, kelimelerinin köklerine inilerek tahlil edilecek olursa Hz. Âdem'in yaratıldığı yerde son şekliyle yaratılmış ve kendisine hayat nefhedilmiş olduğu anlaşılacaktır.  
Her şeyden önce Hz. Âdem'in yaratılması bir mucizedir. Nitekim Hz. Mesih'in mucize olarak yaratılışı da sadece Hz. Âdem misaliyle anlatılır Kur'an'da. Zira Hz. Mesih'in hilkatini (yaratılış) anlamak ve anlatmak için Hazreti Âdem'in yaratılma mucizesinden başka bir misal bulmak da mümkün değildir. "Allah nezdinde İsa'nın durumu, aynen Âdem'in durumu gibidir. Allah Âdem'i topraktan yaratıp ona 'ol' dedi, o da derhal oluverdi." (Âl-i İmran Suresi, 3/59)
Kur'an'da mucizevî olarak yaratıldığı bildirilen üç kişi vardır: Hz. Âdem, Hz. Havva ve Hz. Mesih. Hz. Âdem'in ne annesi vardır ne de babası.. Bu yönüyle o, anne-babasız olarak yaratılan farklı bir hilkat harikasıdır. Hz. Havva ise, Hz. Âdem'in bir parçasından, yani ondan bir maya, bir temel unsur alınarak yaratılmıştır. Hz. Mesih'e gelince onun anası var, fakat babası yoktur. Bu üç fıtrat garibesinin üçü de Allah'ın mucizesi olarak var edilmişlerdir.
İhtimal, Hz. Âdem'in yaratıldığı balçık, yeryüzünün her tarafındaki çeşitli elementlerin pek çoğundan yani yerin temel unsurlarından alınmıştı. Bugünkü ifadesiyle yerin üzerindeki pek çok element bir araya getirilmek suretiyle bir protein çorbası yapılarak Hz. Âdem'in iskeleti bununla şekillendirilmişti. Bir hadis beyanına göre, yapısını oluşturan unsurların farklı yerlerden alınması dolayısıyla nesli de farklı karakter, renk ve tiplere sahip olacaktı. (Ebu Davut, Sünnet, 16)
Hz. Âdem'e ruh nefhedilmesinin amiplerde olduğu gibi bölünmeyle olmadığı açıktır. Allah onun iskeletini olduğu şekilde yapmış ve daha sonra da onu kendi nefhasıyla canlandırmıştır. Bütün hücreleri baş başa, omuz omuza tutacak olan ruh, işte bu nefha-i ilahidir. "Ben onu düzenleyip insan şekline koyduğum ve içine ruhumdan üflediğim zaman, derhal onun için secdeye kapanınız." (Hicr Suresi, 10/29) ayetinde anlatılan nefha-i İlahi de işte budur.
Hadisin anlattığına göre Âdem (aleyhissalatü ve's selam), kendine geldiğinde aksırıvermiş ve Allah tarafından "Elhamdülillah" demesi kendisine telkin edilmişti. Allah da ona "Yerhamükellah-Allah sana rahmet etsin." diye mukabelede bulunmuştu. Ondan sonda da, cennette ve yeryüzünde Hz. Âdem'in torunları arasında aksırma ve selamlaşma bununla başlamış olur. (Bkz.: Buhari, İsti'zan 1; Müslim, Cennet 28) Bütün bunlardan anlaşılıyor ki, Hz. Âdem, tedrici bir şekilde yaratılmamıştı; O, bugünkü insanoğlunun şeklinde yaratılmış ve sonra da ona hayat verilmişti. Naslardan (ayet ve hadis) anlaşılan budur. Kur'an'da müteşabih ayetler de vardır. Zat-ı ulûhiyete ve O'nun keyfiyeti bizce meçhul bir kısım icraatlarına dair hakikatler müteşabih ayetlerle anlatılır. Ama Hz. Âdem'in yaratılışıyla alakalı bütün bu nasları müteşabihata irca etmek suretiyle balçığı bir sembolle, boyunun uzunluğunu ve benzeri şeyleri başka sembollerle ifade etmek gibi bir durum olursa, o zaman; Kur'an'da da yeryüzünde de tek hakikat kalmayacaktır. Evet, bu şekilde her söz, tevile kalkışılırsa en açık "Elhamdülillah ben Müslüman'ım" sözünün altında da başka amaçlar aranacak ve "Acaba ben Müslüman değilim" mi demek istedi gibi tevillere gidilecektir...!
Hz. Âdem'i harekete geçiren nefha-i İlahi
Doğrusunu Allah bilir fakat bu konuda akla gelen şudur: Hz. Âdem (aleyhisselam)'ın yaratılış keyfiyeti, -Kur'an'daki ayetler ve sahih hadislerin ışığında- bir balçıktan alınıp hamur veya belli bir protein çorbası şekline getirildikten sonra tahcir edilerek (katılaştırma), ardından kendisine hayat nefhedilmesi şeklinde olmuştur. Yukarıda da ifade ettiğimiz gibi bu, bir mucizedir. Yani tabii hadiselere bağlı böyle bir durumu izah etmemiz mümkün değildir. Evet, Hz. Âdem'in yaratılışı fevkalâdedendir. Aslında diğer yaratmalar fevkalâde değil mi? Elbette ki onlar da fevkalâdedendir; ama esbabın perdedarlığı cihetiyle bunları Allah'ın vaz ettiği kanunlar içinde belli çerçevede izah etmek mümkündür. Tohum toprağa gömülür. Hava, su ona "merhaba" deyince rüşeym başını dışarıya çıkarır. Çıkarmayabilir de ama âdet-i İlahi olarak bu böyle cereyan etmektedir. Sonra da çiçeğe, sümbüle, başağa yürür.
Hz. Âdem'in yaratılmasına gelince, o bunlardan başkadır. İskeletine hayatın nefhedilmesini Cenab-ı Hak, "Tam tesviye edip kıvamına getirdikten, ruhuna göre bir madde verip iç-dış yapısı bütünlüğünü hâsıl ettikten, daha doğrusu potansiyel olarak ahsen-i takvime mazhar kıldıktan sonra kendi ruhumdan ona nefhettim." (Hicr, 15/29) anlamlarına gelen ifadelerle anlatmaktadır. Ruh, her şeyi kemale erdiren, terbiye edip olgunluğa ulaştıran ilahi bir kanun u emridir. (Bkz. İsra Suresi, 17/85) Hz. Âdem'e nefhedilen ruh, yine Rabbinden ona bir emir olarak gelmiştir. -Hâşâ- Cenab-ı Hak için bir ağız, bu ağızda bir nefes mülahaza etmek ve sonra Hz. Âdem'e nefeslenince Hz. Âdem hayata mazhar oldu şeklinde düşünmek tecsimdir (Cenab-ı Hakk'ı bir cisme benzetmek) dolayısıyla da dalalettir. Hayatın nasıl nefhedildiğinin mecazi manaları da vardır. Bunlar müteşabihattır ve biz onların hakikatını idrak edemeyiz. Allah'ı idrak edemiyoruz ki, icraatını idrak edelim. Bildiğimiz tek bir şey vardır: Cenab-ı Hak, harikulâdeden yarattığı Hz. Âdem'e, nezd-i uluhiyetinde bulunan harikulâde bir ruhu, harikulâde bir keyfiyet ile intikal ettirmiştir.
Hâsılı, Hz. Âdem öyle anlaşılmaktadır ki, "Ve nefahtü fihi min rûhî - Ona Kendi ruhumdan nefhettim." (Hicr, 15/29) ayetinde anlatılan bir harikulâde teveccühle mutasavver kaderî bir formattan makdûrî bir keyfiyete yönlendirilmiştir.
Not: Bu metinler Hocaefendi'nin yetmişli yıllarda cami cemaatinin sorularına verdiği cevaplardan derlenmiştir.
ÖZETLE
1 - Kur'an'da, Hz. Âdem'in yaratılışı ile alakalı ayetler, tahlil edilecek olursa Hz. Âdem'in yaratıldığı yerde son şekliyle yaratılmış ve kendisine hayat nefhedilmiş olduğu anlaşılacaktır.
2 - İhtimal, Hz. Âdem'in yaratıldığı balçık, yeryüzünün her tarafındaki çeşitli elementlerin pek çoğundan alınmıştı. Bir protein çorbası yapılarak Hz. Âdem'in iskeleti bununla şekillendirilmişti.


Cennette cuma günü nasıl yaşanacak?  

Allah (celle celâluhu) indindeki zaman başka, öbür âlemde başka, bizim küçük âlemimizdeki minyatür zamanda ise daha başkadır. Allah indinde zaman, bazen milyarlarca sene olabilir.  
Şöyle ki Cenab-ı Hak, gökleri ve yeri altı günde yarattığını ifade etmektedir. Bunu bizim günlerimiz içinde pazartesi, salı, çarşamba, perşembe, cuma ve cumartesi günü şeklinde mütalaa etmek doğru değildir. Aslında göklerin ve yerin yaratılışıyla alakalı zaman, çok değişik bir zamandır. Kamerin ve güneşin takvimciliği altında gördüğümüz zaman ise ondan farklı bir zamandır. Bu, küçük zaman, saatin akrebine karşı sâniyesi ve âşiresinin gösterdiği zaman gibi bir şeydir. Allah, bir taraftan makro âlem ve bütün kevn ü mekânın döndüğüne delalet etsin diye ve diğer taraftan da aylarımızı günlerimizi işaretlesin diye kameri takvimci yapmış ve ayrı bir zaman vaz etmiştir. Biz, işte bu küçük zamanla, büyük zaman hakkında bir kanaate sahip oluruz. Bu mana ile de zamana izafi diyoruz. Kur'an, kameri ve onun gününü anlatırken aynı zamanda "Allah indinde öyle bir zaman vardır ki, sizin senelerinizle günü bin sene." (Bkz: Secde, 32/5), öyle bir zaman da vardır ki "Elli bin sene." (Bkz: Meâric, 70/4) olduğunu söyler ve zamandaki farklılığa dikkat çeker. Bunu daha da ileriye götürebiliriz. "Allah indinde öyle bir zaman da vardır ki bir milyon, öyle bir zaman da vardır ki bir milyar sene." demek mümkün olur...
Şimdi bir milyarlık sene içinde bir hafta düşünelim. Onun günü bir milyardır ve bizim küçük âlemimize karşı durmaktadır. Bizim küçük âlemimiz sâniye veya âşire saymakta, o ise saatin akrebi veya günü ve ayı gösteren ibre gibi ayda bir defa atmaktadır. Evet, işte o böyle uzun ömürlü bir zamandır. Bu itibarla cennetteki cuma da böyle izafi bir cuma olabilir. Yani orada bir hafta geçirdiğimiz zaman belki yedi milyar sene geçirmiş oluruz. Böyle bir günün olmasını ifade eden hadisler de vardır. Ben bunları bir fikir vermek için anlattım ve oradaki zamanın sınırı mevzuunda kati bir şey söylemiş olmamak için de pek çok ihtimal arz ettim.
Cennette her cuma günü Cenab-ı Hak cemal-i bâ kemaliyle mütecelli olacak ve herkes cennet zevkleri üstünde Cenab-ı Hakk'ın cemalini müşahede edecektir. Bu mesele değişik hadislerde bu şekilde anlatılmaktadır. Mü'minler evlerine, haymelerine geldiklerinde simaları çok nuraniyet kesbetmiş ve değişmiş olarak dönecekler de zevceleri onları, onlar da zevcelerini tanımayacaklardır. Çünkü herkes Cemalullah'ı müşahede edecek ve bu iş de cuma günü vuku bulacaktır.
Cuma günü çok hayırlı bir zaman dilimidir. O ister sâniye hesabı süratli dönen günler içinde olsun, isterse ömr-ü beşer, tabakat-ı beşer veyahut ömr-ü kâinatı gösterir başka bir keyfiyette tecelli etsin yine cuma, cumadır. İşte o cumada Allah rahmeti ve refetiyle cemalini gösterdiğinde mü'minler bütünüyle cennet nimetlerini unutacaklardır. Bir hak dostuna, büyük mürşid ve mübelliğine Allah'ın söylettiği gibi, "Cennetin lezzetlerle dolu bin senelik hayatı bir saat rüyet-i cemaline mukabil gelmez." Ki bu hakikati, Aliyyü'l-Kârî, "Allah'ı gördükleri zaman cenneti bütün nimetleriyle unuturlar." ifadeleriyle anlatmaktadır.
Cenab-ı Hak cemal-i bâ kemâlini bize göstersin ve bizleri cennet ve cemaliyle şerefyâb eylesin...


Keyword: anahtar kelimeler: rüya tabirleri islami rüya tabirleri islamda rüya kuranda rüya rüya nasıl tabir olu ruyada abajur görmek rüyada lamba görmek abajur rüyası yorumlamak abanoz agacı abanoz agacı gormek abdest almak abdesthane
  Untitled Document yardım Yardım

 

Untitled Document
Sitemizde bulunana buğune kadar eklenmiş rüya tabirleri sitemiz suanda yapım aşamasında tabirleri eklemeye devam ediyoruz
Aba || Abajur || Abanoz || Abdest || Abdesthane || Abese || Abıhayat || Abi || Abide || Abla || Abluka ||Abraş || Acaibi || Acele || Acelecilik || Acem || Acemi || Acemice || Acenta || Acı || Acı bakla || Acıkmak || Acımak || Acur || Acuze || Acve || || Aç adam || Aç gözlü || Açacak || Açelya || Açgözlülük|| Açıcı || Açıkga alınmak || Açık || Açık arttırma || Açık yer || Açılış || Açlık || Açma|| Ad || Ad kavmi || Adak || Adalet || Adavet || Adem (AH) || Adet görmek || Adiyat suresi || Adliye || Ağlamak || Ağda || Ağaç || Ağız || Ahır|| Ağrı || Ahkaf suresi || Ahzap || Aile || Aişe R.a. || Akademi || Akar || Akasya || Akbaba || Akciger || Akraba || Akrep || Akvaryum || Aldatılmak aldatılmak Rüyada aldatılmak || Alışveriş || Altın Rüyada altın görmek || Alyans rüyada alyans görmek || Amca rüyada amca görmek || Ameliyat || Ana Rüyada ana görmek || Amel ameli salih|| Amel defteri  || Amir  || Ampul  || Anahtar  || Anne rüyada anne görmek || Anneanne rüyada anneanne || Apartman || Araba  || Aramak  || Arazi arsa  || Arı rüyada arı görmek || Ağaç || Ağız || Ahır || Ahiret || Ahtapot || Ahkaf || Ahzap || Aile || Aişe R.a. || Akademi || Akar || Akasya || Akbaba || Akciger || Akraba || Akrep || Akvaryum || Aldatılmak || Alışveriş || Altın || Alyans || Amca || Ameliyat || Ana || Amel || Amel defteri || Amir || Ampul || Anahtar || Anne || Anneanne || Apartman || Araba || Aramak || Arazi arsa || Arı || Arkadaş || Armut || Asansör || Asker || Aslan || Asma || Aşk || Asure || At || Ateş || Atlamak || Ay || Ayak || Ayakkabı || Avretyeri || Ayetelkürsü || Ayı || Ayrılmak || Ayva || Azrail A.S || Baba || Baklava || Bacak || Badem || Bağırmak || Bahçe || Bal || Balgam || Balık || Balkon || Banyo || Bardak || Başbakan || Başörtüsü
 
 
 
Anasayfa || Gündem || Politika || Dünya || Spor || Kültür Sanat || Rüya tabirleri || Aile sağlık || Karabağlar || Resim galerisi || Ansiklopedi || Alışveriş || Site ekle ||

 

       

 

Karabağlar gazetesi haber kültür ekonomi ve bilgilendirme. Sitemizde bulunan bilgiler bilgilendirme maksatlı olmaktadır. Sağlık bilgileri başta olmak üzere konunun uzmanına danışmadan uygulama yapılmamalıdır. Sitemizde bulunan bilgilerin kullanma ve uygulama sorumluluğu kullanıcıya aittir Karabağlar gazetesi sorumlu değildir..
 
Basin ve Yayin Basin ve Yayin