Eşyayı anlamada, görmeyi en önemli yol olarak kabul eden göze dayalı kültürün, bugün diğer kültür çeşitlerine üstünlüğü ortadadır. ‘Görme’, modern kültürde neredeyse ‘anlama’ ile eş mânâlıdır. Bu anlayışın ağır basmasıyla diğer idrak özellikleri zayıflayan insanlar, dünyayı ‘bilinen, tanınan ve hissedilen’ bir dünya gibi değil, sadece görme vasıtalarının penceresinden anlamlandırılan ‘göze dayalı bir unsur’ olarak algılamaya başlamışlardır.
Göze dayalı kültür, hiçbir metnin ifade edemeyeceği bir gösterme gücüne sahip olduğundan, diğer ifade usûllerine nazaran, izafî bir üstünlüğe sahiptir. Bunun neticesi olarak günümüz insanı daha çok göze dayalı kültürün tesiriyle şekillenmektedir.
|
Martin Jay’e göre, ‘modern çağın, seleflerinden ve muhtemelen postmodern haleflerinden ayrılmasının ve bir görme duyusu tarafından egemenlik altına alınması’nın temeli, modernliğin, gözü merkezî bir konuma oturtup, imaj kültürünü yerleştirmesidir. McLuhan ve Ong’a göre, teleskop ve mikroskop gibi icatların matbaaya destek olması, gözle görünenlerin istisnaî bir hususiyet kazanmasını güçlendirmiştir. Bu durumda Batı kültüründe, görünenin çeşitli yönlerden egemen olduğunu inkâr etmek artık zorlaşmıştır. Bugün zihinleri söndürdüğü, hayalleri ve vicdanları susturduğu iddia edilen göze dayalı kültür, sûretin yazı dilinden sıyrılmasını ve sinematografik bir dille mânânın şuurlara arzını ifade etmektedir. Seyredilenler insanları pasif birer alıcı durumuna getirdiğinden, hayal gücünün metafizik istidadı dumura uğramakta ve onun yerini her biri bu dünyadaki bir endüstriye karşılık gelen heva ve hevesler (fanteziler) almaktadır. Büyük ölçüde görüntüyü esas alan medya ürünlerinin insan idraki üzerinde meydana getirdiği değişiklikler, varlık ve Yaratıcı karşısında çok farklı duruşlara yol açmaktadır.
|
Aldanma ve aldatılma vasfı öne çıkmış asrımız insanının hemen her türlü meselesine çözüm getiren Risale-i Nur ise, göze dayalı kültüre -telif edildiği dönemde böyle bir mesele neredeyse bilinmemesine rağmen- ciddi atıflarda bulunarak, âdeta bir tür koruyucu hekim vazifesi görmektedir. Nur’un müellifi, mikro ve makro âlemlerin anlaşılması sürecinde ‘görünen’in insana verilen diğer duyu ve lâtifelere tahakküm edeceği bugünleri çok önceden tahmin etmiştir.
Göz’ün aslî vazifesi ve fonksiyonu
Göz, insanın ‘hayret verecek şeyleri görmeye, göstermeye, teceddüde ve icada olan meyli’ni tatmin eden önemli bir vasıtadır. Bir emanet olarak verilen gözün Yaratıcı hesabına kullanılması gerekir ki, dış âlemden gelen âfâkî mâlûmâtlar, insanın gönül ve zihin dünyasında aydınlık ve huzura vesile olabilsin. Risale-i Nur’da, insanın iki cihan mutluğuna ulaşabilmesi adına, insana dâir hemen her şey, inceden inceye tahlillere tâbi tutulurken, gözün de bu muvakkat dünya hayatındaki vazife ve aslî fonksiyonuna dâir tespitlerde bulunulmuştur. Gündelik kültürde görme ve seyir lezzeti kendi başına bir hedef olarak ortaya konurken, Nurlar’da göz için, “Sûretlerdeki güzellikleri ve görünen âlemdeki güzel mu’cizât-ı kudretin envâını temâşâ eder.” denmekte, gözün vazifesinin “nazar-ı ibretle Sânii’ne şükran” olduğuna vurgu yapılmakta ve “ruhun bu âlemi seyrettiği bir pencere” olduğuna işaretle gözün ruh ile fizik dünya arasında bir köprü görevi gördüğü belirtilmektedir. “Eğer gözü, gözün Sâni-i Basîrine satsan ve O’nun hesabına ve izni dairesinde çalıştırsan, o zaman şu göz, şu kitab-ı kebir-i kâinatın bir mütalâacısı ve şu âlemdeki mu’cizat-ı san’at-ı Rabbaniye’nin bir seyircisi ve şu küre-i arz bahçesindeki rahmet çiçeklerinin mübarek bir arısı” seviyesine ulaşacaktır. Aksi takdirde göz, Cenab-ı Hakk’ın emirleri yönünde değil de, nefis hesabına çalıştırılırsa, şehveti ve nefsin heveslerini tahrik eden âdi bir hizmetkâr konumuna düşürülmüş olacaktır.
Nurlar’da kâinatta cereyan eden hâdisatın mânâlandırılmasında gözün tek başına çok yetersiz olduğunun ve mutlaka fıtrattaki diğer mevhibelere (hususan akla) muhtaç olduğunun vurgulanması da ayrıca önem arz etmektedir. Öyle ki, “Evet hudûs hakikati kâinatı istilâ etmiş. Çoğunu göz görüyor, diğer kısmını akıl görüyor.” Dolayısıyla, göze kâinatı ve kâinattaki hâdiseleri idrak etmede tek başına iktidar verme vehmine kapılanlar hataya düşmektedir. Çünkü “Her şeyi maddede arayanların akılları gözlerindedir. Göz ise mâneviyatta kördür.” |
 |
Bakma disiplini ve ruh huzuru irtibatı
Zihinlerin hayli karışık, unutkanlığın ve iç sıkıntıların hemen herkese musallat olduğu günümüzde, zikredilen bu durumlarla gözün aslî vazifesine uygun olarak kullanılmaması arasında bir bağ olduğu ortaya çıkmaktadır. Risale-i Nur’da; “âfâkî malûmât, yani hâriçten, uzaklardan alınan mâlûmât, evham ve vesveselerden hâlî olamıyor.” denilirken, gözün şuur ve konsantrasyonu dağıtmadaki rolüne dikkatler çekilmektedir. Burada medyanın, kitleleri uyutmada en çok kullandığı “popülerle ve magazinle oyalama” taktiği de daha kolay anlaşılmaktadır. Görüneni yüceltme gâyesiyle hareket eden göze dayalı kültürün özünde, ‘sahte ilâhlarını veya kutsallarını görünür kılma’ gayreti vardır. Gözle görünmeyeni değersiz sayma ve bunu yaygınlaştırma çabasının arka plânını da aynı tavır ve düşünceler belirlemektedir.
Bugün göze dayalı kültür, gözün ve görmenin saflık ve masumiyetten tamamen uzak bir şekilde materyalist ideolojiler tarafından sûiistimalinin diğer adı olmuştur. Göze dayalı kültür, sinema, tv, internet ortamları, cd, görüntüyü aktarabilen telefonlar vb. vasıtalarla insanların eşya ve hâdiseleri takip etme, anlama ve kendi varlıklarıyla münasebetlendirme sürecine sürekli müdahale etmektedir. Bu yalan ve sanal kültür, hayatta zevkten başka bütün gâyeleri sıfırlayan hedonizm ve epiküryanizm gibi ateist dünya görüşlerinin de temsilcisi durumundadır.
|
|
Verilen her nimet kendi cinsinden şükür gerektirdiği için, hiç ‘seyretmemek, bakmamak ve görmemek’ küfrân-ı nimettir. Gözün şükrünü ise, kâinat kitabındaki güzellikleri ve hikmetli hâdiseleri Yaratıcı’ya saygı çerçevesinde belgeseller hâline getirme ve tarihimizin zengin kültür birikimini genç nesillere en güzel görüntülerle verme adına çalışmalar yaparak edâ edebiliriz. Kalb ve his dünyamızı öldürmeyen, göze hitap eden meşrû eğlencelerin de ciddi ekipler tarafından hazırlanması gerekmektedir.
|
Kaynak: sızıntı
|